30 Ocak 2010

Çocuklarının adını Savaş, Barış ve Zafer koyan psikopat baba! Sana tarifsiz bi sempati duyuyorum ciğerim. En azından mutlu son. Sana Avril'dan 'My happy ending' i göndermek isterdim ama lakin bilirsin ki sevmem ben o kızı.

Soyadı 'Teke' olan birisini internet üzerinde aramanın zorluklarını bilir misiniz? 'K' ile 'L' nin yan yana olmasından kaynaklanan yanlış yazım ==> Tele. Hayır tele kız arar gibi hissediyosun hoş olmuyo. :D Optikte de güzel durur bu yanlış 'Tele xxx'. Öğretmenin notu: ara beni boya beni.

Hayat acımasız. Ve şu an buraya yazdığım paragraflar Twitter'ın o 140 karakterlik haznesine sığmadıkları için yazılamayanlar. Twitter da garip bi şey aslında bazen gereksiz olduğunu düşünüyorum ama yeniyıl hediyem naparsın. En yaratıcı hediye internet üzerinden üyelik almak değildir tabi ki tavsiye etmiyorum :) Ama çok yaratıcı olan başka bişey var. Ben erkek olsam çıkma teklifi etmek yerine çıkar gibi olduğum kıza bi facebook alırım. (tabi kızın benim gibi facebook'unun olmaması lazım)(tamam bunlar benim fantazilerim. yargılamayı bırakıp okumaya devam eder misin) Sonra kendimlen inerıleyşınşip yapıp kıza veririm. Bi duygulanır bi duygulanır... Sonra da orayı farmville ve cafe worl oynamaktan başka bişey için kullanmaz.. (hayır bonita sana laf çarpmıyorum :))

İnsanların keşfettikleri grubu sömürmelerini sevmiyorum. Daha doğrusu benim çok değer verdiğim bi grubu laf ola beri gele biri bi şarkısını attı diye dinlemeye başlayıp bütün albümlerini indirip sonra kişisel iletisinde gösterip beni fıtık eden insanları sevmiyorum. Neden insanların 'kıymetlilerine' karşı saygınız yok? Ha?

Geçen gün StarWars'a başladım. İlk 10 dakikasını en yakın arkadaşımla birbirimize 'Bu ne ya?' diyerek geçirdik. Dediklerine göre yarış sahnesinden sonra film güzelmiş. Ama ben ilk yarım saatten sonra izlemeyi bırakıp yalnızca bakmaya başladım. Ve bunun doğal bir sonucu olarak ertesi gün ezildim..

ortamdaki muhabbet: hebele hübele hebebele hübele çok güzeldi hebele
jelly: jedi değil miydi onlar ya? (direk yazıldığı gibi)(yalnızca alt yazıya bi göz gezdirdiği ne de belli)
britfish: yok lan jeday.

Muse da çok farklı bişey üretemiyor anacım. Ama ne diyim naparlarsa bana bi hoş geliyo, ruhumu okşuyo filan. Ama artık lütfen ben onların bi posterlerini beğendiğimde ''yok ya güzel çıkmamışlar'' demesin kimse. Çünkü tiplerine demiyorum ben o güzeli ama nütten. Neyine diyosun deseniz cevap da veremem. Bencu bu konu burda kapanmalı.

Yeni kız/erkek tavlama tekniği üretilmiş. Soğuk havalar nedeniyle buğulanan camlara otobüste kestiğiniz çocuğu/kızı göz hapsinizde tutarak isminizi yazın. Muhakkak facede arar bulurlar sizi. İnsanlar abaza. İnsanlar gerçek aşk düşmanı. İnsanlar ilişki öğütücü.

Bunu da başlıksız yayınlıycam. Çünkü başlığım kalmadı artık. Yazı dizilerine başlasam diycem onu bile üretemiyorum. ''Olmadı başlıktan 2 puan kırın siz hocam saalık ossun.''
Takipçisi olduğum bi blogdan;

''Etrafımdaki birçok ev kadını pazarda yaşadığının eziyet olduğunu düşündüğü için pazara gitmek yerine süpermarketlerden alışveriş yapıyor artık!''

Pazarda ne yaşatıyolar yahu bu kadınlara?! :D
Olay anında bilgisayar karşısında bloguma yazı yazmaktaydım. Yazım ve imla klavuzunu açmaya üşendim. Beynim durdu. Gündelik hayatta 57902144 kere söylediğim lafı yazamaz oldum..

jelly: abuk subuk mu abuk sabuk mu?
herkes şaşkındır. çelişki... uff nasıldı ya... anne odaya girer. elinde bi makine dolusu bulaşıkla çıkarken..
anne: bu çocuk ekşi sözlük mü!

:D Ekşi sözlük annem sayesinde bi yaşına daha girdi, gövdesinde bi halka daha çıktı, boynuna bi kolye daha takıldı, bir anlam daha kazandı. Tamam düz sözlük mantığıyla bakıldığında evet doğrusun annecim ama bari ''google mı bu çocuk?'' deseydin de kendimi bunu mu demek istediniz'le düzeltmek istiyo olsaydım. Gel de çık işin içinden efendi.

09 Ocak 2010




For what it's worth, I love you
And what is worse, I really do ...

06 Ocak 2010

koltuğun tüm soğukluğuna rağmen onu sen sanıp sokuldum
sokuldukça o sen olmadın
ben yine seni bekledim
oturup her saniye ne yaptığını
gülüşünle kimlerin içini ısıttığını
düşünerek,
düşündükçe uyuyup uyanmamayı istiyerek bekledim
ve sen eve geldin
ve bu sözlerle geldin eve
beni buz gibi koltuğumda bırakıp
kendi buzdan yatağına girdin
buzdan hayellerle