Biri için deli gibi endişelenmek, hastalığını tek bir dokunuşla emmek soğurmak, gerekirse ilk defa bir başkası yerine acı çekmeyi kabullenmek, o kişiyi fena halde bir ömür boyu yanında istemek... Böyle garip hisler içinde nedense elim yine aynı şarkıyı defalarca döndürüp duruyor. Biliyorum depresyonuma yine çare bulamıyacak şarkılar. Yine dönüp dolaşıp ben olucak beni anlatıcak. Yine kanıma giricek gece gece. Elim yine herkesten saklı onun için tuttuğum günlüğüme gidip gelicek ama yazamıyacağım; yazıp da doğa anaya bi nebze daha olsun negatif enerji göndermiyim diye. Gidip gelmek, bakıp durmak, susup kalmak gibi tekerlemevari tekrarlarla yuvarlanıcağım. Ama bileceğimki ne kadar söz o kadar ben, ne kadar karmaşa o kadar karanlık şalını üstüne sarmış tir tir titreyen ruhum. Bir kaosum ben 5 aydır. Zihnimin aşılmaz sınırlarını kocaman balyozlarla yıktıran ruhdaşımı düşünüyorum, düşünüyorum.. Tıpkı çiçek açmayı bekleyen bir çiçek gibi, tıpkı karanlık bir odadaki bir ampul gibi, tıpkı yüzyıllardır çölle buluşmasına hep geç kalan yağmur gibi oturmuş sadece onu bekliyorum, bekliyorum...bu arda dinlediğim şarkı ne mi?
0 yorum:
Yorum Gönder